HOCALI KATLİAMI
Çağımızın en vahşi soykırımlarından biri olan Hocalı katliamı, Rus askerlerinin desteğiyle 25–26 Şubat 1992 tarihinde Ermeniler tarafından yapılan zulümdür. Bu zulümde her ne kadar Ruslar bir alakalarının olmadığını söyleseler de destekledikleri yönünde ciddi bulgular bulunmaktadır. Rus askerlerinin desteğiyle Ermeni gönüllüler tarafından Hocalı’ya girilmiştir. 10 bin nüfuslu Hocalı’da olaylar esnasında 3 bin Azeri bulunmaktaydı. Saldırılar sonucunda ölenler hakkında verilen resmi rakamlar 613 kişi olmasına rağmen, katledilen toplam Azeri sayısının 1.300 kişi olduğu söylenmektedir. Öldürülenlerden 83’ü çocuk, 106’sı kadın ve 70’ten fazlası ise yaşlıydı. Bu katliamda 487 kişi ağır yaralı olarak kurtulmuş, 1275 kişide rehin alınmıştır. Cesetler üzerinde yapılan incelemelerde cesetlerin birçoğunun yakıldığı, gözlerinin oyulduğu, başların kesildiği görülmüştür. Katliama tanık olan bir gazeteci olayı şu sözlerle anlatmaktadır:
“Dağlık Karabağ’ın Hocalı kentinin düşüşünü bir gün boyunca yaşadım. Görüntülerle belgeledim ve video çekimleriyle bir günde 1.300 Azerbaycan Türk’ünün Ermeni çetecilerce öldürülüşünü bütün dünyaya duyurdum. Hocalı katliamı anlatılamaz bir vahşetti. Azerbaycan yönetimi ve Cumhurbaşkanı Ayaz Mütellibov, olayı dört gün boyunca kamuoyundan gizlemeye çalıştılar. Bütün Azerbaycan şok olmuştu. Ermeni bıçaklarından, kurşunlarından kurtulmayı başaranlar; kadınlar, çocuklar, ihtiyarlar karlı dağlarda tipi altında Agdam’a gelmeyi başardıklarında çoğunun ayakları donmuştu. Bazılarının ayakları ise kangrenden dolayı kesilmişti. Ermeniler vahşetin her türlüsünü sanki ibret olsun, örnek olsun diye yapmışlardı. İhtiyar dedelerin, yaşlı anaların yüzleri jiletlerle doğranmış, genç kadınların göğüsleri peynir gibi kesilmiş, bebeklerin kafa derileri yüzülmüştü. Hocalı ile Agdam arasındaki 12 kilometrelik orman boyunca cesetler dizilmişti.”
BM ve batılı devletler, Ermenilerin yaptığı bu katliama ciddi bir tepki göstermemişlerdir. Ermenilerin Mayıs 1992’de Nahçıvan’a saldırmalarından sonra Türkiye 1921 Kars Anlaşması çerçevesinde bölgeyi korumak için askeri müdahalede bulunabileceğini açıklamıştır. Bu yaşananlardan sonra 1994 yılında iki taraf arasında ateşkes ilan edilmiştir.
İşte bu soykırımı gerçekleştirmiş olan caniler şimdi Bizleri yapmadığımız bir sözde soykırımla suçlamaktadırlar. Ermenilerin yaptığı katliam çok açık olmasına rağmen hiçbir Avrupa devleti katliam olarak adlandırmamışlardır. Medya gruplarının gözü önünde yaptıkları katliam hiçbir ülke tarafından tanınmamıştır. Canice öldürülen insanlar biz Türkler olduğunda insan hakları ve saygı hemen unutulmaktadır. Bizim yaptığımız söylenen sözde Ermeni soykırımını dünyada birçok devlet tarafından tanınmaktadır.
Ülkemizde hepimiz Ermeniyiz yürüyüşleri yapan insanlar Hocalı’da yapılan katliam hakkında bilgi sahibi bile değiller. Bunun gibi birçok gerçek var ki birçoğunu kimse bilmiyor. Beklide insanlara hatırlatılmak istenmiyor. İnsanlarımıza, soydaşlarımıza yapılan soykırım yerine “Gelin Kaynana Programları” izlettirildikçe de öğrenmeleri zor gibi görünmekte…
Uşak Ülkü ocakları olarak önderliğini yaptığımız “Hocalı Katliamı Paneli” sayesinde halkımızı bilgilendire bildiysek ne mutlu bizlere…
Karabağ’da kapkara bir destan yazılırken,
Savunmasız insanlar kurşuna dizilirken,
Bebeklerin başları taşlarla ezilirken
Kimse bana diyemez dişlerini sık artık!
Ya Karabağ ya ölüm, başka yolu yok artık!
Tanrı Türkü Korusun ve Yüceltsin…



