Antalya Ülkü Ocakları Çin'e Kükredi

21/07/2009 12:23:08

Antalya Ülkü Ocakları tarafından 15 Temmuz 2009 Çarşamba günü saat 17.30’da “Çin’in zulmüne karşı Doğu Türkistan’a Destek Yürüyüşü” gerçekleştirildi. Eski Otogar kavşağında toplanan kalabalık kapalı yoldaki havuz başına kadar yürüdü.  Halkın yoğun katılımıyla gerçekleşen yürüyüşte “Sincan Yalnız Değilsin” , “Yalnız Değilsiniz” ve “Türk’e kefen biçenin ölümü korkunç olur” döviz ve pankartları açıldı. Elinde Doğu Türkistan ve Türk bayrakları ile Bozkurt flamaları taşıyan grup “Hepimiz Kürşad’ız, Çin seddini aşarız” , “Hak, Hukuk, Adalet; Türkistan’a Hürriyet” , “Katil Çin, Türkistan’dan defol” gibi sloganlar attı. Yürüyüş bitiminde yapılan basın açıklamasının ardından “ülkücü yemini” yapan grup buradan toplu olarak Ülkü Ocakları il binası önüne yürüdü. Bina önünde Doğu Türkistan Şehitleri anısına yapılan saygı duruşu ve okun

 

an istiklal marşının ardından grup olaysız bir şekilde dağıldı.


Antalya Ülkü Ocakları Başkanı Lokman Kaya’nın yaptığı basın açıklaması şu şekilde;


“Değerli Antalyalılar;


Doğu Türkistan’da günlerdir devam eden Çin zulmüne karşı; tepkimizi göstermek düşüncelerimizi ve hissiyatımızı, Türkiye ve Dünya kamuoyu ile paylaşmak için burada toplanmış bulunmaktayız.


            Şunun bilincindeyiz ki protestolar, yürüyüşler, basın açıklamaları bu zulmün, bu katliamın bu vahşetin son bulmasını sağlamayacak, Kızıl Çin’in bu alçakça girişimi devam edecektir. Amacımız İbrahim Peygamberi yakmak için tutuşturulan alevleri söndürmeye su taşıyan karınca misali, tarafımızı belli etmek, senelerdir süregelen; Türk Milletini olaylar karşısında tepki göstermeyen, uyuşuk birer insan haline getirme oyununun önüne geçmek ve tabiki Doğu Türkistan’daki soydaşlarımıza, dindaşlarımıza bir nebze de olsa destek olmaktır.


            Yıllardan beri süren Çin zulmü son yaşanan olaylarla gün yüzüne çıkmıştır. Büyük Türk Milletinin kıymetli bir parçası olan Doğu Türkistan halkı Türkçesini konuşmak, dinini yaşamak ve insanca bir hayat sürmek için geçmişten bugüne verdiği mücadelesinde birçok vatan evladını bu kutlu davaya kurban etmiş ve etmeye de devam etmektedir.


            Binlerce yıllık Türk toprağı olan Sincan zengin kaynakları ve stratejik önemi nedeniyle Komünist ve emperyalist Çin’in baskısı altında Türk varlığından arındırılmaya çalışılmaktadır. Yaşananlar Doğu Türkistan Türklüğünü sindirme, asimile etme ve ortadan kaldırma çabasının ulaştığı son noktadır.


            Ayrıca bu olaylar ülkemizde ve dünyada senelerce karışıklık ve çatışma yaratan; eşitlik, özgürlük, kardeşlik söylemleriyle çaresiz ve cahil birçok insanı kandıran Komünizm safsatasının, insana bakışını ortaya koyması bakımından da önem arz etmektedir.


            Geçmişte Türk’ün korkusuyla Çin seddini inşa edenlerin torunları, bugün içlerindeki tarihi korkuyu kine dönüştürerek, Uygurlu kardeşlerimizin ırzına, namusuna, malına hatta canına yönelik saldırılar düzenlemekte bu olaylar karşısında insan hakları bahanesiyle her fırsatta ortaya atılan Avrupalıların, dünyaya insan hakları ve demokrasi dağıtmak iddiasıyla ülkeleri talan eden ABD’nin samimiyetsizlikleri gün yüzüne çıkmaktadır.


Buradan Çin’e, Avrupa’ya, Amerika’ya, tüm dünyaya haykırıyoruz; Gün olur devran döner... Türk’e düşman olmaktan gelin vazgeçin ve;

“Unutmayın!!!
Türk’e kefen biçenin ölümü korkunç olur.”


Şunu da belirtmek isteriz ki; yıllardır Türk İslam Ülküsü etrafında kenetlenen; Türklere birlik, cihana nizam ülküsü yolunda uğraş veren, bu uğurda kanını, canını seve seve feda eden Ülkücü Hareketin mensupları Doğu Türkistan’daki soydaşlarımızın yanındadır. Kerkük’te Çeçenistan’da, Filistin’de Karabağ’da, Urumçi’de yapılanları unutmamıştır, unutmayacaktır, unutturmayacaktır.


Bizler biliyoruz ki; Bir tilki hükmü varsa, bir çakal hükmü varsa, bir Çinli hükmü varsa; bir de Kurt töresi var, bir Bozkurt töresi var, bir de Türk töresi vardır. Ne yaparlarsa yapsınlar “Zafer Allah’ın ve O’na inananlarındır...”


Cenabı Allah’tan; dünden bugüne, Allah rızası ve milletinin bekası uğrunda can veren şehit soydaşlarımıza rahmet, geride kalan ve aldıkları sancağı yere düşürmeden yollarına devam eden kardeşlerimize sabır ve mücadele gücü niyaz ediyoruz...


Bağımsız Doğu Türkistan Cumhuriyeti’ni görmek dileğiyle…

Allah yar ve yardımcınız olsun.

Allah Türkü Korusun ve Yüceltsin…”